Panik atak için psikolog mu, psikiyatrist mi?
Panik atak ya da süren bir kaygı için destek aramaya karar verdiğinizde ilk soru çoğu zaman kimin kapısını çalacağınızdır. Psikolog mu, psikiyatrist mi, yoksa ikisi birden mi? Çoğu durumda yanlış bir seçim yoktur, çünkü bir uzman gerektiğinde sizi diğerine yönlendirir. Yine de bazı durumlarda sıralama önem taşır. Bu yazı, o durumları ayırmanıza yardımcı olmak için hazırlandı.
Önce bedensel nedenleri dışlayın
Panik ataktaki belirtilerin birçoğu başka sağlık sorunlarında da görülebilir: çarpıntı, nefes darlığı, göğüste baskı, baş dönmesi. NHS, panik bozukluğu için ilk başvurunun bir aile hekimine yapılmasını, hekimin gerektiğinde başka olası nedenleri dışlamak için muayene yapabileceğini belirtir. Aynı kaynak, panik ataklar korkutucu olsa da tehlikeli olmadığını da vurgular.
Bunun bir sınırı var: Göğüs ağrısı, bayılma, kolda uyuşma ya da ciddi nefes darlığı ilk kez yaşanıyorsa panik atak olduğunu varsaymayın, 112’yi arayın ya da en yakın acile gidin. Benzer ataklar daha önce bir hekim tarafından değerlendirildiyse randevu almak yeterli olur.
Psikiyatristle başlamak ne zaman daha uygun olur?
Psikiyatri uzmanı bir hekimdir; tıbbi tanı koyabilir, ilaç yazabilir ve ilaç kullanıp kullanmamaya sizinle birlikte karar verir. Şu durumlarda önce bir psikiyatriste başvurmak mantıklı olabilir:
- İlaç değerlendirmesi yaptırmak istiyorsanız ya da ilaç gerekip gerekmediğini merak ediyorsanız
- Belirtiler işe gitmenizi, evden çıkmanızı ya da günlük işlerinizi ciddi biçimde engelliyorsa
- Uykuda, iştahta ve ilgide belirgin bir düşüş gibi depresyona işaret edebilecek değişiklikler eşlik ediyorsa
- Alkol ya da madde kullanımı kaygıyla iç içe geçmişse
- Daha önce psikiyatrik bir tanı aldıysanız ya da ilaç kullandıysanız
- Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa. Bu durumda beklemeyin, 112’yi arayın ya da en yakın acile gidin.
Psikolojik danışmanla ya da psikologla başlamak ne zaman yeterli olur?
Belirtiler günlük hayatı sürdürmenize izin veriyor ama sizi yoruyorsa, bedensel nedenler dışlanmışsa ve konuşarak, beceri geliştirerek çalışmak istiyorsanız görüşmelerle başlamak uygun olabilir. NHS, panik bozukluğunda konuşma terapilerini, özellikle bilişsel davranışçı terapiyi (BDT), ilaçlarla birlikte ana seçenekler arasında sayar.
Görüşmelerde panik ataktaki bedensel sürecin ne olduğu, atak korkusunun kaçınma davranışlarını nasıl beslediği ve bu döngüyü kademeli adımlarla nasıl gevşetebileceğiniz üzerinde çalışılır. Görüşmeler sırasında ilaç ya da tıbbi değerlendirme gerektirebilecek bir durum fark edilirse, sizi bir psikiyatri hekimine yönlendirmek de sürecin parçasıdır.
İkisi birlikte yürüyebilir mi?
Evet. Birçok kişi ilaç konusunu bir psikiyatri hekimiyle, kaygı ve beceri çalışmasını bir psikolojik danışman ya da psikologla yürütür. İki uzmana da diğerinin varlığını söylemek önemlidir. Kullandığınız ilaçları ve dozlarını görüşmenin başında paylaşın. İlacı kendi başınıza bırakmayın ya da değiştirmeyin; bu kararı reçeteyi yazan hekim verir.
Bir uzmanla başlayıp diğerine geçmek de mümkündür. Önce görüşmelere başlayıp sonra psikiyatriste yönlendirilebilir ya da ilaç kullanırken görüşmeleri ekleyebilirsiniz. Hiçbir sıra geri dönüşsüz değildir.
Online görüşme panik atak için uygun mu?
Panik atak ve kaygı çalışmasının büyük bölümü konuşma, bilgilendirme, beceri geliştirme ve kademeli adımlar planlamaktan oluştuğu için online yürütülebilir. Evde ataklar yaşıyorsanız ya da evden çıkmakta zorlanıyorsanız online format ilk adımı atmayı kolaylaştırabilir.
Online görüşme her durumda yeterli olmayabilir. Belirtiler çok yoğunsa, kendinize zarar verme düşünceleri varsa ya da tıbbi bir değerlendirme gerekiyorsa muayene gerekir. Bu değerlendirme tanışma görüşmesinde birlikte yapılır.
Tanı ve ilaç konusunda kim ne yapabilir?
İlaç yazma yetkisi hekimlere aittir. Psikolog ve psikolojik danışman ilaç yazmaz, ilaç önermez ve bir ilacın bırakılması ya da değiştirilmesi konusunda yorum yapmaz. Bu sitedeki hizmet de psikolojik danışmanlıktır: Tuğçe Demirtaş bir psikolojik danışmandır, psikiyatrist değildir.
Tıbbi tanı ve ilaç yönetimi psikiyatri hekiminin alanıdır. Psikolojik danışmanlıkta ise belirtilerinizin nasıl işlediği, sizi neyin tetiklediği ve baş etme becerileriniz üzerinde çalışılır. İki alan birbirini tamamlayabilir.
Sık duyulan üç yanılgı
- “Psikiyatriste gidersem hemen ilaç yazılır.” İlaç yazılması zorunlu değildir. Hekim değerlendirme sonunda ilaç gerekmediğine de karar verebilir ve yalnızca görüşmeleri önerebilir.
- “Psikologla ya da psikolojik danışmanla görüşmem sorunumun hafif sayıldığı anlamına gelir.” Görüşmeler, belirtilerin şiddetinden bağımsız olarak, beceri ve alışkanlık çalışması için kullanılır. Gerektiğinde bir hekime yönlendirme de yapılır.
- “Birinden başlarsam diğerine gidemem.” İki uzman birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Aynı anda ya da sırayla ikisiyle de çalışılabilir.
Karar vermekte zorlanıyorsanız kısa bir yol haritası
Üç soru çoğu zaman yeterli olur:
- Bu belirtiler daha önce bir hekim tarafından değerlendirildi mi? Hayır ve belirtiler yeniyse önce aile hekimine ya da ilgili bir bölüme başvurun.
- Günlük işleyişim ne kadar etkileniyor? Ciddi biçimde aksıyorsa psikiyatriden, sürdürülebiliyorsa görüşmelerden başlamak daha olası bir yol.
- İlaç konusunda bir fikrim, endişem ya da isteğim var mı? İlaç değerlendirmesi istiyorsanız psikiyatri hekimi, konuşarak ve beceri çalışarak ilerlemek istiyorsanız görüşmeler.
İlk görüşmeye ya da muayeneye nasıl hazırlanılır?
Hangi uzmanla başlarsanız başlayın, birkaç not görüşmeyi daha verimli kılar:
- Belirtilerin ne zaman başladığı, ne sıklıkla yaşandığı ve en son ne zaman olduğu
- Ataklar sırasında ya da öncesinde fark ettiğiniz durumlar: kalabalık, kapalı alan, uykusuzluk, yoğun bir iş günü
- Kullandığınız ilaçlar, takviyeler, kafein ve alkol alışkanlıklarınız
- Daha önce aldığınız tanılar, yaptırdığınız tetkikler ve varsa sonuçları
- Uykunuzdaki, iştahınızdaki ve ruh halinizdeki değişiklikler
- Sormak istediğiniz sorular: ilaç gerekir mi, ne sıklıkla görüşmek gerekir, süreç ne kadar sürebilir?
Randevu beklerken ne yapabilirsiniz?
Randevu sıralarının uzun olduğu zamanlarda beklerken de destek almak mümkündür. Bu süreçte atak anında neler yapılabileceğini bilmek ve atak sonrası kısa bir değerlendirme yapmak işe yarar. Hangi uzmanla başlarsanız başlayın, ilk görüşmede belirtilerinizin daha önce bir hekim tarafından değerlendirilip değerlendirilmediğini, ilaç kullanıp kullanmadığınızı ve ilaç konusundaki düşüncelerinizi açıkça söylemeniz süreci kolaylaştırır.
Atak sırasında yapılabilecekleri Panik atak anında ne yapılır? yazısında bulabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Panik atak için hangi doktora gidilir?
Önce aile hekimi ya da dahiliye gibi bir bölümde bedensel nedenler değerlendirilebilir. Bedensel bir neden bulunmazsa psikiyatri uzmanı tanıyı ve ilaç konusunu değerlendirir. Aynı süreçte bir psikolojik danışmanla ya da psikologla panik ataklarla baş etme becerileri üzerinde çalışabilirsiniz.
Psikolog ilaç yazar mı?
Hayır. İlaç yazma yetkisi hekimlere aittir. Psikolog ve psikolojik danışman ilaç yazmaz; ilaca ihtiyaç olabileceğini düşündüğünde sizi bir psikiyatri hekimine yönlendirir.
Depresyon ya da sosyal fobi için de aynı yol izlenir mi?
Mantık benzerdir: önce bedensel nedenlerin dışlanması, sonra belirtilerin şiddetine, günlük işleyişe ve ilaç ihtiyacına göre psikiyatri hekimiyle ya da görüşmelerle başlanması. Hafif ve orta düzeydeki zorlanmalarda konuşma temelli bir çalışmayla başlamak da mümkündür; hangisinin uygun olduğuna değerlendirmeyi yapan uzman karar verir.
Önce psikolojik danışmana gidip sonra psikiyatriste yönlendirilebilir miyim?
Evet. Görüşmelerde tıbbi değerlendirme ya da ilaç gerekebileceği izlenimi doğarsa bu sizinle açıkça konuşulur ve bir psikiyatri hekimine yönlendirme yapılır. Başlamak için bir sıra zorunluluğu yoktur.
Kaynaklar ve ileri okuma
Bu yazı genel bilgilendirme içindir; kişisel değerlendirme, tanı veya tedavi yerine geçmez.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik mezunu; İstanbul Üniversitesi'nde Havacılık Psikolojisi yüksek lisansına devam ediyor. Online bireysel görüşmeler yürütür.